Posts Tagged ‘şifalı bitkiler’

Sarımsaklasak da mı saklasak? Sarmısaklamasak da mı saklasak?

Cuma, Eylül 4th, 2009
Sarmısak from wikimedia

Sarmısak from wikimedia

Bu tekerlemede ne sırlar gizli, binlerce yılın tecrübesi kelimelerle formüle edilmiş. Sarımsak eski çağlardan beri bilinen ve kullanılan bir ilaçtır. Orta çağda özellikle salgın hastalıklar (kolera, veba gibi) ile mücadelede kullanılmıştır. Antiseptik, idrar artırıcı, safra salgılarını artırıcı, solucan düşürücü (özellikle askarit ve oksiyürlere karşı), iştah açıcı, tansiyon (kan basıncı) ve kolesterol düşürücü, kanı sulandırıcı ve bağışıklık sistemini güçlendirici etkilere sahiptir.

Antiseptik (mikrop öldürücü) etki taşıdığı allicin’den ileri gelmektedir. Antiseptik ve bağışıklık sistemini güçlendirici etkisi; tarihçi Herodot’a göre eski Mısırlılar tarafından da bilinmekteydi. Çünkü Mısırlılar piramitlerin yapımında çalıştırdıkları işçilere her öğün sarımsak, soğan ve turp yediriyorlardı. II. Dünya savaşı sırasında, yaralandıkları zaman yaralarının mikrop kapmasını önlemek için, ezerek yaranın üzerine konmak üzere Rus askerlerine sarımsak verilmiştir.

Kurt veya solucan düşürücü olarak, kabuğu soyulmuş olan bir sarımsak dişi bir ekmek kabuğu parçasına kuvvetle sürülür ve çıkan esansı emmiş olan ekmek parçası yenilir.

Aynı amaç için sarımsak şurubu da kullanılmaktadır. 100 gr parçalanmış sarımsak, 200 gr su ve 200 gr şeker ile 1 gün bekletildikten sonra iyice karıştırılıp süzülür. Elde edilen şuruptan günde 2-3 yemek kaşığı içilir.

Haricen yara iyi edici olarak, taze sarımsak lapa halinde yara üzerine konur. Aynı amaç için sarımsak usaresi de kullanılabilir. Usare hazırlamak için bir miktar sarımsak havanda ezilir, sıkılarak alınan usarenin 1 gr miktarı 10 gr su ile sulandırılır ve bu karışımın içine, usarenin bozulmasını önlemek için, 10 damla kadar etil alkol konur. Bu usare haricen bilhassa (saçkıran vs.) tedavisinde saçlı deri kısmına sürülür. Tansiyon düşürücü olarak 10 gr sarımsak başı ezilir, üzerine 10 gr etil alkol konur, karışım 1 gün bekletildikten sonra ince bir bez veya süzgeçle süzülür. Elde edilen özsudan günde 3 defa 15-30 damla alınır.

Sarımsağın, mide ve bağırsakları güçlendirici, mikropları ve virüsleri yok edici etkisi oldukça önemlidir. Öncelikle bacak, göz arkası ve beyin damarları olmak üzere, tüm damarları genişleterek, daha iyi beslenmelerini ve böylece, hızlı yaşlanmamalarını sağlar. Aynı zamanda yüksek kan basıncını (hiper tansiyon) başarıyla düşürebilir, kolesterol düzeyini normalleştirir ve damar iltihabı (tromboz-tromboflebit ) oluşumunu önler. Sarımsak, organizmayı ve bağışıklık sistemini güçlendirir ve hastalıklara karşı korur.

Sarımsakla yapılan kürler ile saçlara bakım yapıldığında, saçlardaki olumlu değişim çok kısa sürede gözlemlenebilir.1 yumurta sarısı,2 çorba kaşığı zeytin yağı ve 2 diş ezilmiş sarımsak bu kürlerden bir örnek.

Sarımsak Sütü: 2-3 diş sarımsak ezilir veya ince kıyılır, 1 su bardağı soğuk süte eklenir ve hafif ısıda kaynama derecesine kadar ısıtılır, üstü kapalı olarak 10 dakika demlendikten sonra süzülür. İhtiyaç duyulduğunda 1 bardak taze demlenmiş sarımsak sütü soğutulmadan içilir.

Bütün bu yararların yanında “sarımsaklı yoğurdu taşa döksen yenir” atasözünden anlaşılacağı üzere eşsiz bir lezzet ve rayiha vericidir. Biricik kusuru ise ağız kokusu yapması!

Vampirlerden neden sarımsakla korunulduğunu bütün bu bilgilerden sonra anlıyoruz. Bol sarımsaklı günler.

Yararlanılan kaynak:www.bitkisel-tedavi.com

Zeytin Yağı ve Sağlık

Perşembe, Eylül 3rd, 2009
zeytin yağı ve ekmek

zeytin yağı ve ekmek

Zeytin yağı 5000 yıldan fazladır insanoğlunun yararlandığı besinler arasında. Binlerce yıllık tecrübeye ek olarak son yıllarda gerçekleştirilen modern araştırmalar da zeytin yağını soframızın baş tacı etmemizi öğütlüyor. Son zamanlarda zeytin yağı Akdeniz insanlarının güzellik ve sağlık sırrı olarak tüm dünyada gittikçe artan haklı bir üne kavuşuyor.

Zeytin yağı herhangi bir arıtma işlemine ihtiyaç duyulmaksızın tamamen meyveden gelen saflığı ile tüketilebildiği için tüm diğer bitki kökenli yağlar arasında eşsiz bir yere sahip. Yani zeytin yağı içeriğindeki vitaminleri, temel yağ asitlerini ve besin değerini doğadaki saflığı ile koruyabiliyor. Farklı farklı yöntemlerle elde edilebilen zeytin yağları arasında sağlık açısından en makbulü gerçek sızma olanı. Hakiki sızma zeytin yağı zeytinin tüm besin değerini koruduğu için sağlığımız için son derece faydalı ve serbest radikal oksidasyonunun zararlarına karşı güçlü bir antioksidan.

Ayrıca son yıllarda yapılan çeşitli araştırmalar zeytin yağının, kolesterolü azaltığı, tansiyonu düşürdüğü, trombosit birikimini engellediği ve göğüs kanseri riskini azalttığını gösteriyor.

Tüm bunlara ek olarak sadece içine biraz pul biber bir kaç damla limon -ben nar ekşisini tercih ederim- eklediğinizde bir kaç dilim ekmek eşliğinde size enfes bir ziyafet sunabilecek bir başka yağ türü olmadığını da ekleyebiliriz.

Canınız çektiyse durmayın gidin gönül rahatlığı ve afiyetle yiyin.

Kuşkonmaz yada diğer adıyla Asparagus

Pazartesi, Ağustos 31st, 2009
Kuşkonmaz

Kuşkonmaz

Kuşkonmaz ismini, çok sonraları duydum. Bu bitkiyi gördüğümde, çocukluğumda dağlardan toplayıp yediğimiz, yöresel adıyla tilkimen olarak adlandırdığımız,bir bitki geldi.Kuşkonmaz, bu bitkinin tombul bir kopyası gibiydi.Yumurta ile beraber tükettiğimiz bu bitki, oldukça lezzetli.Çayırova taraflarında, kimse bilmediği için metrekarede 4-5 filiz topladığımı hatırlıyorum,bir bağı toplamam yaklaşık 10 dakikamı almıştı,oysa ki bizim oralarda bir bağ toplamak için 3 saatlik bir mesaiyi gözden çıkarmanız lazım .

Neyse gelelim kuşkonmaza; bu bitki ile ilgili yazmamı, çok sevdiğim bir arkadaşımın hanımı rica etti.Bayanlar çok ilgi göstermişler bu konuya, değin istersen dedi.

Kuşkonmaz A, B1, B2 ve C vitaminlerinin yanı sıra protein, şeker, yağ ve çeşitli mineralleri de içeren zengin bir üründür. Çorbası yapılır ya da garnitür ve salata olarak yenir. Ben yumurta ile de kavurun derim.

Süs kuşkonmazları içinde en yaygınlarından biri olan tül kuşkonmazı tüy gibi incecik, hoş görünümlü yaprakları için yetiştirilen bir saksı bitkisidir. Bitkinin yaprakları çiçekçilikte buket hazırlamakta da kullanılır

Eskiçağlarda kendi doğal ortamından alınıp taze sürgünleri için yetiştirilmeye başlanan bu sebze, Eski Yunan ve Romalılar’dan beri çok sevilen değerli bir besin kaynağı olmuş. Bugün en çok Fransa, İtalya, Çin ve ABD’de yetiştirilen kuşkonmazın Türkiye’de de taze üretimi gitgide artmaktadır. Istanbul’un Silivri ilçesinde kuşkonmaz bağları bulunmaktadır. Genel bir inanış olarak, kuşkonmazın cinsel olarak uyarıcı yani afrodizyak bir besin olduğu düşünülür. Kuşkonmaz tüketimi, bazı insanlarda idrar kokusuna sebep olur. Bu koku sadece bu kokuya duyarlı kişiler tarafından hissedilebilir. Kuşkonmazın beyaz, yeşil ve mor tipte üretimi vardır.Beyaz üretiminin üzerine toprak atılarak bitkinin güneş görmesinin önlenerek gerçekleştirildiğini hatırlıyorum.

Kumlu ve gevşek topraklarda yetişen Kuşkonmaz besince zengin,Haziran-Temmuz ayları arasında yeşilimsi sarı renkli çiçekler açan, 50-170 cm boyunda, çok yıllık otsu bir bitkidir. Sulak, kumlu ve killi, kuvvetli topraklarda, ormanlık yerlerde yetişir. Gövdeleri dik, yeşil düzgün yüzlü ve yaygın dallıdır. Dallar dalcıklara ayrılmış olup, ince, yeşil renkli, 3-6 tanesi bir aradadır. Yapraklar küçük ve zarımsıdır. Çiçekler teker teker veya çift olarak yaprakların koltuğunda bulunur. Erkek çiçekler 6 parçalı ve parçalar çan şeklinde birleşmişlerdir. Meyveleri kırmızı veya siyah renklidir. Kuşkonmaz tohum veya pençeden üretilir. İlkbaharda ekilir. Tohum ekiminden ilk hasada kadar geçen süre dört yıldır. Bir kuşkonmaz bahçesinden 20 yıl verim alınabilir.

Eğer bir kuşkonmaz bitkisi hasat edilmeyip doğal haline bırakılacak olursa 170 santimetreye kadar boylanır. Dalları kaplayan ince, iğnemsi yaprakların ardından küçük, sarımsı çiçekler açar; çiçekler daha sonra kırmızı etli meyvelere döner.

Haydi koşup bir bağ ya da bir kavanoz kuşkonmaz alın ve tanımadığınız bu lezzet ile tanışın.

Karayemiş

Çarşamba, Temmuz 15th, 2009
Karayemiş from wikipedia

Karayemiş from wikipedia

Vatanı Anadolu olup Karayemişin ülkemizde ise Taflan, Karamış, Kattak Laz gürcü Kirazı Tçko Tanal kısaca karayemiş olarak isimlendirilen bitkiye; Rize, Trabzon, Bartın, Bolu, İzmit, Adapazarı, İstanbul, Bursa ve Osmaniye de orman ve orman kıyılarında doğal olarak rastlanır.

Karayemiş 5-6 m boyunda veya boylu çalı şeklinde kışın yaprağını dökmeyen ağaççıktır. Özellikle kayın ormanlarının altında yer alır. Ormancılık bakımından zararlı bir alt flora bitkisidir. Parkçılıkta gruplara karıştırıldığı gibi tek olarak da kullanılır. Makaslanmaya gelen bir çittir. Güneşli yarı gölge kuytu nemli deniz iklimlerinde asitlik derin nemli humuslu –killi-kumlu topraklarda yetişir. Üretilmesi çelik ve tohumla yapılan ve şimdiye kadar herhangi bir zararlı ve hastalığına rastlanmayan karayemiş, fındık bahçelerinin karayel yönüne dikilerek bahçenin rüzgardan korunmasını sağladığı gibi görülmesi istenmeyen hela depo vs gibi yerlerin gizlenmesinde de kullanılır.

5-15 cm boyundaki yaprakları kısa saplı uzun şerit halinde ve deri gibi serttir. Sivri uçlu tam kenarlı veya düzensiz seyrek dişlidir. Üst yüzü koyu yeşil alt yüzü açık renkli ve tüysüzdür. Şekil ve parlaklığı bakımından manolyaya benzer. Yaprak orta damarı alt yüzde bariz çıkıntı yapar. Açık renkli yeşil renkteki genç sürgünleri tüysüzdür.

Bitkiler dünyasının geniş bir ailesi gülgiller familyasından olan karayemişin nisan-mayıs aylarında beyaz açan çiçekleri 5-1 cm boyundaki dik bir eksen üzerinde sıralanır ve 30-35 tanesi bir arada salkım teşkil eder.

Karayemiş yaprakları

Karayemiş yaprakları

Zeytin biçimindeki tek çekirdekli sivri çarpık yumurta biçimli az-çok sulu mayhoş buruk meyveleri 8-10 mm boyunda önceleri yeşil olgunlaşınca siyaha yakın bir renk alır. Sarı kırmızı alacalı olanlarıda vardır.

Giresun Fındık Araştırma Enstitüsü ile Antalya Narenciye Enstitüsü’nün 3 yıldır ortaklaşa gerçekleştirdiği karayemiş seçimi çalışmalarıyla , bölgede 100’ün üzerinde farklı tip tespit edilmiştir.Farklı tipler çoğaltılarak deneme bahçeleri kurulmuştur.

Büyüme biçimi ,yaprak boyu ve şekli kışa dayanıklılık açısından farklı 20 bodur türü bulunan bulunan karayemişin yabancı literatürde önemli 9 çeşidi vadır. Bunlar Angustifolia ( yaprakları ince ve şerit biçimli) Ottoluyken (yavaş gelişmeli) Pyramidalis (dar tepeli pramit Formlu ) Schipkaensis (Bulgaristan kökenli bol çiçekli kışa dayanıklı ) Schipkaensis Macrophylla (gevşek dokulu Zabelina (sarkık formlu kent iklimine dayanır.

Ülkemizde ise meyve biçimi ve meyvenin olgunlaşma mevsimine göre 7 karayemiş çeşidi vardır.

Su (acı) (temmuz ortası acımsı –buruk –lezzetli ) Vavul (çok etli ve az lezzetli Yabani (temmuz ilk haftası buruk lezzetli ) Ağustos İstarvit (meyveler genç ve kırmızı renkte olgunlaşır.) Orak (selvi) (temmuz ortası tatlı lezzetli ) Ayran (beyaz) (haziran ortası tatlı lezzetli ) Kiraz (ekmek ) karayemişleri (haziran ortası mayhoş –hafif buruk)

Karayemişin meyveleri yenir (sindirimi kolay ) pekmez reçel ve tuzlaması yapılır. Fırında kurutularak yada kavrularak da tüketilir. (şeker hastalığına karşı) Tokluk hissi verdiğinden diyet olarak kullanılır. Pasta kek ve özellikle hoşaf ve kompostolara koku ve tat kazandırmak için ilave edilir. Hemoroite iyi gelir. İdrar söktürücü. Sigaraya karşı isteksizlik doğurur. Mide ülseri ve barsak tembelliğini giderir. (meyve sıkılırsa Özsuyu egzamaya meyveler çekirdekleri ile toz edildikten sonra balla karıştırılır, bronşite iyi gelir.

Karayemiş çiçeği

Karayemiş çiçeği

Yaprakları çiçek açma döneminde zehirlidir Gelişmesini tamamlayan taze yaprakları elle toplanır. Destile edilerek eczacılıkta kullanılan Laura Cerasin maddesi elde edilir. Bazı ilaçlara tat ve koku (kremlerde) verici olarak kullanılır.

Yaprağın bileşimi glikoz tanen kalsiyum oksalat emulsin prulaurasin benzoik asit siyanidrik asittir. (zehirlidir,çekirdekte de bulunur.yapraktan elde edilen su fazla kullanılırsa baş dönmesi kusma karın ağrısı yapar) Taş düşürücü spazm çözücü sakinleştirici uyku verici kalp çarpıntısını gidermek ve kan şekerini düşürmek için kullanılır.

Dış ticarette fidan alımıyla ithal hanemize yazılan ve Türkiye’den başka yerlerde sadece süs bitkisi olarak değerlendirilen (meyvesi yenmeyen ) Karayemişin süs bitkisi olarak ithal edilenlerin 10-15 milyon TL. den satılmaktadır.

Kaynak:İstanbul Tarım İl Müdürlüğü Çiftçi Broşürü

Ahududu / Frambuaz (Rubus idaeus)

Çarşamba, Temmuz 15th, 2009
Ahududu from wikipedia

Ahududu from wikipedia

Gülgiller (Rosaceae) familyasından, yaz ve sonbahar mevsiminde kırmızı renkli ve tatlı meyveler veren bir bitki türü olan ahududu özellikle avrupada pasta ve reçel yapımında kullanılır.

Genelde ormanların açık verdiği yerlerde veya önceden yangın ya da ağaç kesimi ile açılan alanlarda büyür. Ahududu çiçeği, arılar için temel bir nektardır. Nemli iklime sahip bölgelerde kolayca üretilebilir ve kesilmedikçe kendiliğinden ürer.

İki türü ticari olarak mevcuttur: yazın çok kısa bir dönemde yetişen vahşi türü ve sürekli meyve veren türü.

Ahududu yaprakları, taze veya kurutulmuş olarak bitki çaylarında kullanılır. Yaprakları 3′lü veya 5′li gruplar halinde bulunur ve altları gümüş-beyaz renktedir.

Ahududunun yetiştirilmesi ve iklim isteklerine ait bilgileri sitemiz bitki sekmesinden ulaşabilirsiniz.


ana sayfa | hayvan | bitki | toprak | uzmana sor | hakkımızda | site haritası

hayvan-bitki-toprak is proudly powered by WordPress
Entries (RSS) and Comments (RSS).