Zencefil
Cuma, Haziran 25th, 2010
Bu ara moda olan bitkilerden biri de zencefil. Çeşitli büyük alışveriş merkezlerinde taze olarak da rastlayabiliyoruz.
Anavatanı Hindistan olan bu bitki zaman içerisinde buradan diğer ülkelere yayılmış.
Çeşitleri Jamaika, Çin ve Hint zencefili olmak üzere üçe ayrılır.1547 yılında Mendozanın getirdiği zencefil değişik sektörlerde kullanım alanı bulmuştur.Zencefil özellikle baharat, bira ve şarap yapımında kullanılmış, çorba ve etli yemeklere katılmıştır.Ayrıca Zencefil kökünden çay, esans, tentür ve natürel ilaç yapılır. Hintçe singovera (boynuz gibi) kelimesinden köken alan zencefil, 2m boyunda çok yıllık bitki olup tropik ülkelerde yetişir. Kökleri yumru gibi birbirine bağlı, yatsı, boynuz gibi ve etlimsi olup bu köklerle çevresine yayılır. Oval şekilde kenarları bütün fakat hafif dalgalı, koyu yeşil renklidir. Yaprak bir gövdeye sarılan boru şeklindeki kısım, bir de gövdeye oturmuş olan iki kısımdan oluşur. Yapraklı sürgünler 1-2m boyunda olabilirken çiçek koçanını taşıyan sürgün 20cm boyundadır. Çiçek koçanı 4-6cm büyüklüğünde olup üzeri sıra sıra kiremitlerle dizilmiş gibidir. Bu kiremit şeklindeki esmerimsi yaprakların altından çıkan çiçek sapları üzerinde çiçekleri bulunur.
Esasen tropik bölgelerde yetişen bitki Türkiye’nin sıcak bölgelerinde yazın dışarıda, kışın içerde yetiştirilebilir. Sonbaharda yaprakları solup döküldükten sonra kökleri çıkartılarak iyice yıkanır, dış kabuğu soyulup ve bir gece soğuk suda bekletildikten sonra güneşte kurutulur.
Uzakdoğuda suşi yanında gari adı verilen zencefil turşusu servis edilir.







