Archive for the ‘hayvan’ Category

Geleceğimiz Meralar

Çarşamba, Eylül 2nd, 2009
Mera from wikimedia

Mera from wikimedia

Mera, meyilli, engebeli,ekip dikmeye elverişsiz, toprak derinliği sığ ve taban suyunun derinde olduğu yem bitkilerinin bulunduğu alanlara verilen ad.

Bu topraklar hayvancılık amacıyla kullanılmaktadır. Hayvanların yemlenmesinde kullanılan bu alanların erozyonun önlenmesinde çok önemlidirler.

Engebe sebebiyle yağış sularının bir kısmı sızarak veya yüzey akışı ile kaybolmaktadır. Buraların toprakları sığ, kumlu veya çakıllı, su tutuma kapasitesi düşük ve yağışlı dönem haricinde kurudur. Genellikle su, bitkiler için yeterli değildir, bitki örtüleri seyrek ve kısa boyludur, dolayısıyla açık vejetasyona sahiptirler.

Evet merayı böyle tanımladıktan sonra, gelelim mera’nın geleceğimiz için önemine;

Bütün gelişmiş ülkelerde hayvansal üretim ve tüketim çok yüksek iken, bizde her ne hikmetse bitkisel ürün tüketimi medya aracılığı ile tavsiye ediliyor. Normal bir bireyin günde alması gereken protein miktarı ortalama 70 gramdır. Ve bu tüketimin yarıyarıya bitkisel ve hayvansal menşeili olması gerekir. Bitkisel protein asla hayvansal proteinin yerini tutamaz. Sebebi vücudumuzda sentezleyemediğimiz ve hayvansal gıdalardan almak zorunda olduğumuz esansiyel aminoasitlerdir. Siz siz olun tam vejeteryan beslenmeyi terkedin, et yiyemiyorsanız süt ve süt ürünlerini çok tüketin.

Gelelim sağlığımız, beyin gücümüz için gerekli hayvansal proteini alacağımız hayvanların büyük oranda beslenmesi için elzem olan meralara.

Bu gün gelişmiş ülkelerin arazilerinin an az üçte birini meralar oluşturuyor. Hem de kaliteli tabir ettiğimiz meralar. Oysa bizde meralar daha geçtiğimiz 10-15 sene içerisinde kanunu çıkmış, önemi anlaşılmış bir vaka. Aşırı otlamadan yorulmuş, verimsizleşmiş, arazi tecavüzlerine uğramış zavallı meralarımız. Kamu oyu hala geleceğimizin bir kısmının meralarda saklı olduğunun farkında değil.

Lütfen meraların korunumu ile ilgili her konuya biraz daha kulak kesilelim ve daha hassas olalım.

Av yasağı bitiyor!

Pazartesi, Ağustos 31st, 2009
Balık from wikimedia

Balık from wikimedia

Evet balıkseverler, yasak bitiyor ve tekrar lezzetli deniz balıklarına kavuşuyoruz.Bir eylül salı günü av yasağı sona eriyor, şimdiden afiyet olsun diyorum.

Ancak, yasak bitti diye dertler ve sıkıntılar bitmiyor.Uzmanlar, yasağın bitmesi ile, depolarda bekletilen balıkların, taze balık gibi piyasaya sürülebileceği konusunda uyarıyorlar.

Peki, taze balık nasıl anlaşılır?

Taze balığın gözleri saydam, parlak ve dışa bombelidir. Eti diri ve serttir. Üzerine parmakla bastırdığınızda çukur kalmaz. Pulları düz, sıkıca, derisine yapışık ve parlaktır. Solungaçları parlak kırmızı renktedir. Kuyruğu gevşekçe sallanmaz. Suya bırakıldığında dibe çöker.

Av yasağının bitmesi, balıkçıları mutlu etmesine  rağmen bir bayram havası estirmiyor. Sebebine gelince, balıkçıların kazançlarının azlığı konusundaki isyanı. Bir önceki sene sezonu kafa kafaya bitirdiklerini beyan eden balıkçılar, olta balıkçılığından, usulsüz ve kaçak avlanmadan çok şikayetçi. Bir havyarlı balığın 150 ila 200 bin yumurta bıraktığını belirten balıkçılar, yasak döneminde bu balıkların tutulmasından şikayetçi. Teknolojiyi kullanmalarına rağmen teknolojiden de şikayetçiler.

Eskiden 1000 metre ilerdeki balığı göremeyen balıkçılar, şimdi 10 km ilerdeki balıkları görebiliyor ve  büyük küçük demeden avlıyorlar. Yani kendi bindikleri dalı kesiyorlar.

Her neyse sizi bu sorunlarla boğmayalım, taze balığın keyfini çıkarın. Afiyet olsun !

Genetiği Değiştirilmiş Tarım Ürünleri İnsanlığın Kurtuluşu mu, Felaketi mi?

Pazar, Ağustos 30th, 2009
transjenik ürünler

transjenik ürünler

Genetiği değiştirilmiş tarım ürünleri ne anlama geliyor?

Bir canlı türüne başka bir canlıdan gen alıp aktarılarak bu canlıya kendi doğasında bulunmayan bambaşka bir karakter yada özellik kazandırılması yoluyla elde edilen canlı organizmalara “ Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar” veya Türkçe kısaltma karşılığı GDO adı veriliyor.

Dolayısıyla doğada doğal olarak sahip oldukları kalıtımsal özellikleri -genleri- ile yapay yollardan oynanmış tarımsal değeri olan bitki ve hayvanlar için genetiği değiştirilmiş tarım ürünleri deniyor. Bu gen transferlerinde genellikle daha fazla ve daha kaliteli ürün veren, zararlılara ve hastalıklara karşı daha dayanıklı türler elde etmek amaçlanıyor.

Gen aktarımı bazen birbirine benzer türler arasında olabildiği gibi bazen birbiriyle hiç ilgisi olmayan türler arasında da gerçekleştiriliyor. Hatta gen naklinin yapıldığı hücrelerden biri bitki, diğeri bir insan veya hayvan hücresi ya da bir mikroorganizma da olabiliyor. Yani bir böceğin, bir balığın genleri bir bitki ya da mikroorganizmaya aktarılabiliyor. Bu yolla doğada daha önce bulunmayan yeni canlı türleri dahi oluşturulabiliyor.

Biraz ürkütücü değil mi?

Gittikçe artan açlık tehlikesi ile karşı karşıya olan insanlık için bu bir kurtuluş mu yoksa her bilimsel gelişmenin kötü niyetli insanlar elinde oldukça tehlikeli olacağı düşünülürse bir felaket mi bilmiyorum. Tarih boyunca tüm devrimsel çalışmalarda olduğu gibi bu alandaki değişimin de geri döndürülemez noktada olduğunu düşünüyorum.

Kısaca iyi yada kötü su yolunda akar. Sele kapılan olmamak suya yön veren olmak istiyorsak ülke olarak bu konuda dikkatli hazırlanmış stratejimizin olmasında fayda olduğunu düşünüyorum.

Siz ne dersiniz?


ana sayfa | hayvan | bitki | toprak | uzmana sor | hakkımızda | site haritası

hayvan-bitki-toprak is proudly powered by WordPress
Entries (RSS) and Comments (RSS).